Sonunda Blog yavaş yavaş düzene oturuyor , farklı konular hakkındaki yazılarımız da devam ediyor bu sefer Tarih-Kitap ve Yazının bahsetmemiş olduğum
bölümünden; Tarihten, biraz bahsetmek istiyorum.
Yazı ve tarih diyince,
hepimizin aklına mutlaka yazıyı "icat" eden yani ilk defa kullanan
toplum Sümerler gelmektedir. Daha çok bir Mezopotamyalı halk olarak anılan
Sümerler'in geç kalkalotik çağda bu coğrafyaya geldiklerini biliyoruz.
(Kalkalotik çağ : İ.Ö 5.000-İ.Ö 3.000 ) Coğrafi olarak çok daha önce yerleşime
elveren , kuzey Mezopotamya'ya nazaran daha az gelişmiş güneye yerleşen Sümer
toplumu, bu bölgedeki kültürü kuzeyin çok daha ilerisine taşımışlardır. Bunun
sebebi ise bölgeye gelirken yanlarında "yazı" gibi gelişkin bir aracı
taşımalarından kaynaklanır. "Gelirken" diyorum çünkü Asyanik kökenli
bir dile sahip olan Sümerlerin indus ırmağı vadisinde izlerine rastlanılmış
bulunmakta, yani daha doğudan mezapatomyaya göçüp geldikleri aşikar bir durum.
Yerleştikleri topraklara nazaran daha gelişmiş bir durumda olan bu toplum ; Mısır'ı
, ön Asyayı, Anadoluyu ve dolaylı olarak da batı uygarlıklarını etkilemişlerdir.
Yazının ilk bulunuşu Sümer şehrinin Uruk kenti höyüğü 4.tabakası 6.evresinde ve
İ.Ö 3.200 yılına tarihleniyor. Bu tarih yazının bulunuşu olarak ilk ve
ortaögretimin yetersiz tarih kitaplarında nitelendirilen tarih olma özelliğini
inatla korusa da, bu cümleden çoğu öğrencinin anladığı yanlış algı; yazının tüm
dünyada aynı anda kullanılmaya başladığı yönündedir. Fakat her coğrafi bölge
tarihi veya tarih öncesi devirleri farklı zamanlarda yaşamıştır.
İlk başlarda
resim yazısı şeklinde olan Sümer yazısına sonraları pratiklik kazandırılmaya
çalışılınca çivi yazısı formuna ulaşılmış ve İ.Ö. 2.850-2.350 yılları arasında
gelişim gösteren yazı, bu aşamada geniş kompozisyonlar yazmaya elverecek şekilde
geliştiği için , 3.200 den bu döneme kadar geçen yazının ilk evrelerine
protohistorik çağ denilmiştir. Anadolu' ya yazının uğraması ise Orta Tunç Çağı
denilen İ.Ö.2.000-İ.Ö.1.500 yılları arasına denk gelir , Anadolu'nun tarihsel
devirlere geçmesini sağlayan unsur ise İ.Ö 2.000li yılların ilk çağlarında yaşanan
Asur ticaret kolonileri çağıdır , Asurlu tüccarlar Anadolu coğrafyasının doğusu
ve güneyindeki kentlerin etraflarına ticaret yapacakları küçük yerleşikeler
kurmuş (karum) ve burada kullandıkları belgeleri Asur çivi yazısı ile yazmışlardır.
Fakat Hititler'in etkin ve hakim olmasıyla Asur'lular ve Asur çivi yazısı
Anadolu topraklarını İ.Ö.1.750 yıllarında terketmiştir. Hititler ise Asurlu
tüccarlar ile olan ilişkilerine rağmen , 100 yıl sonra kendilerine niye Asur
çivi yazısı yerine Babil çivi yazısını , Hititçe yazı olarak seçmişler hala
gizemini koruyan bir durumdur.
Hitit toplumunda , çivi yazısı sadece devlet arşivlerinde
ve diğer belgelerinde kullanıldığı için imparatorluk çivi yazısını 450 yıl
kullanıp yıkılınca bu yazı halkın arasında yayılmadığı için yazı ortadan kalkmıştır
ve bu devire karanlık devir denir. Sonrasında ise halkın kullanmış olduğu Hitit
hiyeroglif yazısı; oluşan geç Hitit beylikleri döneminde kullanılmıştır. Yazının
doğup , zor geçen çocukluğuna değindim çünkü istikararli bir şekilde gelişip
aynı anda her yerde kullanılmaya başlamadığını belirtmek istedim , dediğim gibi
Her coğrafya her deviri ayrı yıllarda yaşamıştır , nitekim 3.200 yılında
yazı sümer sehirinde bulunsada Anadoluya girmesi bin yıldan uzun sürmüştür. Ve
zaman geçtikçe de her toplum kendilerine ve dillerine göre bu aracı uyarlayıp
kullanmışlardır. Aynı zamanda yazının uzun süre sadece belli bir zümre tarafından
kullanılması da o zümrenin ortadan kalkması sonucu gelişimini geciktirmiştir.
Az çok ve özetle yazı ilk zamanlar bu yollardan geçmiş ve toplumlar tarafından
bu şekilde ele alınmıştır tabi ki yazılacak çok şey olmasına rağmen konuyu da
burada çok uzatmak istemiyorum ama şu iki kitabı sizlerle tanıştırayım:
Yazı üzerine yazılmış olan , aldığım iki kitap oldu geçen hafta,
biri dünya üzerinde bütün var olmuş alfabeleri, yazıları içeren güzel bir kitap
İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkmış ve Carl Faulmann tarafından hazırlanmış
oldukça detaylı olan 'Yazı Kitabı'.
Diğeri ise YKY 'nin kültür serisinden 'Yazı İnsanlığın Belleği'. Burada da çivi yazısının hangi araçlar yardımıyla nasıl yazıldğından tutun da , kitap basımına ve harflerin evrimine kadar bol görsel ile renklendirilmiş bir
Kitap ikisinide tavsiye ederim. Hem bilgilendirici hem de eğlenceli. Umarım hem
yazıyı hemde kitapları seversiniz :)
Sevgiler
Historian